Freud Time !!!!

Finpecia dose prostate Herkese merhabalar, bir önceki yazımda okuduğum bir kitaptan sizlerin de dikkatini çekebilecek şeyleri paylaşmıştım. Kendisine şurdan ulaşabilirsiniz.

http://odintfilms.com/vishesh/sony-dsc-5/ Açıkçası bu şekilde yazılar ortaya koymak da hoşuma gitti. Ben de bu şekilde bir yazı daha hazırlamadan duramadım tabi ki.

http://mcintoshbros.com/XcpNT/ Son zamanlarda sıkça Albert Camus arkadaşımın dediklerini anlamaya çalışıyorum ki; (Camus diyince biliyorsunuz Sartre ve Beauvoir yanında hediye olarak geliyor) kendisinin görüşleri hayatı anlamlandırmamda güzel kapılar açmıştır. Lakin Camus arkadaşımızın özellikle “Sisifos Söyleni” kitabıyla beynimi yakmayı başarmış bir kimse olarak kendisine burdan saygı ve sevgilerimi göndermeden de edemicem. Ayrıca kitabın beynimi yakmasının bir sebebi de  (kitabın çevirmeni Tahsin Yücel’e saygılarımızı göndermekle birlikte)  kitabın günümüz Türkçe’sinden bir tık uzak bir şekilde çevrilmesi de olabilir. Dolayısıyla, başka bir çevirmenin bir baskısını bulmaya çalışıyorum olmadı zaten “Risk Budur !!!” diyip ingilizcesini okumaya başlayacağım !!!

Bu beyin yakmalarıyla birlikte arayışı devam ettirdiğim bu süreçte bu aralar Freud uzun zaman sonra tekrar ilgili çekmeye başladı. kendisinin Aylak Adam Yayınları’ndan çıkan “Mutluluk Dediğimiz Şey” adlı kitabını hızlıca okudum ki kitap Freud’un sözlerinden derleme şeklinde düzenlenmiş. Ordaki sözlerden bazılarını aşağıya ekleyeceğim, aşağıdaki şarkıyla birlikte sözler üzerinde kafa yorarsanız belki size de bu hayatta yeni kapılar açılır.

cheapest place to buy etodolac

 

  • Dile dökülmemiş duygular asla ölmez. Canlı canlı gömülür ve çok daha çirkin yollarla gün yüzüne çıkarlar.
  • Mutluluk dediğimiz şey, tam anlamıyla, fazlasıyla engellenmiş ihtiyaçların (tercihen ansızın) tatmin edilmesinden doğar.
  • Çok önem taşımayan bir karar alırken bütün artıları ve eksileri gözden geçirmenin çok faydası olduğunu gördüm. Gelgelelim, eş ve iş seçimi gibi daha hayati meselelerde, karar bilinçdışından, içimizde bir yerden gelmelidir. Özel hayatla ilgili önemli kararlarda, bana kalırsa, tabiatımızın daha derinlerinde yatan içsel ihtiyaçlar bizi yönlendirmelidir.
  • “Hayatın amacı nedir?” sorusu sayısız defa sorulmuş ve hiçbir seferinde tatmin edici bir cevap alınamamıştır. Belki de bu soru bir cevaba olanak tanımıyordur. […] Hayatın amacına yalnızca din cevap verebilir. Amacı olan bir hayat fikrinin dini sistemler içinde yer bulup bunlarla uyumlu olduğu sonucuna varan kişi asla yanılmaz.
  • İnsan hayatın anlamını ve değerini sorgulamaya başladığı anda hastalanır; çünkü ikisinin de nesnel bir varlığı yoktur. Bu soru tatmin edilmemiş bir libidonun, başka bir şey olduğunun itirafıdır ki bu da üzüntü ve depresyonla sonuçlanacak bir mayalanma sürecidir.
  • Çoğu kimse özgür olmak istemez, çünkü özgürlük sorumluluk gerektirir ve çoğu kimse sorumluluk almaktan korkar.
  • Sağlıklı bir yaşamın iki alameti farikası çalışma ve sevme becerileridir. Bunların her ikisi de hayal gücü ister.
  • Hayata tahammül edebilmek istiyorsanız, kendinizi ölüme hazırlayın.
  • Biri bana kötü davrandığında kendimi savunabilirim ama övgü ve iltifatlar karşısında savunmasızım.
  • Evrene dair problemlerimizi çözemediği için bilime yapılan kınamalar adeletsiz ve kötü niyetlidir. Bilimin bu büyük başarılar için daha yeterince vakti olmamaıştır. Bilim henüz çok genç; geç gelişmiş bir insan etkinliğidir.
  • Hangi şekilde kurtarılabileceğini herkes kendi bulmalıdır.
  • Düşünceler davranış provalarıdır.
  • Aşık birinin deliden farkı yoktur.

Şimdiden selametle . . .

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *