Yarın mı ölsek, yoksa yaşasak mı sonsuza kadar ?

Efenim merhabalar merhabalar,

Yazmayalı oldu baya. Benim girişimcilik serüveninin arasına bir de müzik olayı girdiği için uzak kaldık bu platforma uzunca bir süredir.

The Upside Of Irrationality

Bu yazı Dan Ariely’nin “The Upside of Irrationality” kitabını okurken gelip buldu beni. Bana da sadece yazıya dökmek kaldı ki, o da zaten işin keyifli olan süreci.

Kitabın bir bölümünde “First Knight” adlı filmde geçen bir hikaye anlatılıyor. Film 1995 yılında vizyona girmiş, başrollerini Richard Gere ve Sean Connery paylaşıyor.

First-Knight

Richard Gere’in karakteri Lancelot mükemmel yeteneklere sahip bir kılıç savaşçısı. Lancelot diyar diyar gezerek, gezdiği yerlerde kılıç dövüşleri yaparak para kazanan bir savaşçıdır. Her gün o bölgeye gelen yabancılar Lancelot’u kılıç savaşında yenmeye çalışıyorlar. Tabi ki filmde Lancelot’u kimse yenemiyor. Bir gün Mark adında yetenekli ve genç kılıç savaşçımız geliyor ve Lancelot ile yeteneklerini sınamak adına savaşıyorlar. Lancelot savaşı kazanıyor tabi ki, aynı zamanda  da Mark’ın yeteneğinden de etkileniyor. Sonrasında Mark, Lancelot’un nasıl bu kadar iyi bir kılıç savaşçısı olduğunu öğrenmek istiyor.

Ve Lancelot da 3 şeye dikkat etmesini söylüyor.

1. Düşmanının nasıl hareket ettiğini, değişikliklere nasıl tepki verdiğini ve nasıl düşündüğünü gözlemle.
2. Savaşı bitirecek olan hamleyi yapmak için acele etme, o anı sabırla bekle ve o an için savaşmayı sürdür.

Buraya kadar aslında normal kılıç öğretilerinden çok da farklı bir şey söylememiştir Lancelot. Fakat söylediği son öneri Mark’ın diğer savaşçılardan farklılaşmasını sağlayacaktır.

Sir Lancelot son olarak der ki:

3. Savaş esnasında ölmeyi veya yaşamayı umursama, sadece iyi savaşmaya odaklan. Ancak bu şekilde alman gereken riskleri kararlılıkla alabilir ve bu riskler altında konsantrasyonunu dağıtmadan savaşa odaklanmaya devam edebilirsin.

Sir Lancelot’un dedikleri girişimcilik veya hayatın herhangi bir noktasındaki hayallerimiz için de aynı aslında. Ne zaman ki ölmek veya yaşamak, başarılı veya başarısız olmak, batmak veya çıkmak kaygısından kurtuluruz, işte o zaman çılgın hayallerimizin peşinden cesurca koşabilir; büyük risk, sorumluluk ve baskı altında doğru kararlar verebilir; veya yanıldıktan sonra bile ayağa kalkıp hayallerimizin peşinden koşmaya devam edebiliriz.

uzaklarayol

Neden mi? Çünkü unutmayın ölmek veya yaşamak diye bir şey yok, sadece hayallerimiz ve ona giden uzunca bir yol var önümüzde.

O yol boyunca da size sadece yine sizinle aynı hayali paylaşan kişiler yardım edebilir.

Umarım o kişileri bulabilecek kadar şanslısınızdır.

Umarım hayalinize ulaşabilecek kadar hayallerinize bağlısınızdır.

Umarım o hayale ulaştıktan sonra başkalarının da kendi hayallerine ulaşmasına yardım edebilecek kadar bilgesinizdir.

Hepinize iyi hafta sonları  . . .

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *