Kurgusal Kartlar Röportaj Dizisi Vol-2, Son Feci Bisiklet Röportajı !!!

Merhaba gençler, yine on numara bir röportaj ile sizlerle birlikteyiz. Bu röpotajda büyük büyük emekleri olan saygıdeğer Mahir Kerim Şerberçioğlu’na teşekkürlerimi bir borç bilirim diyor ve röportaja geçiyorum.

cytotec 200mcg -Merhabalar hali hazırda röportajlar veriyorsunuz. Dolayısı ile bu röportajı daha önce sorulmuş olan sorulardan arındırmak istedim.

cheap Robaxin Ozan: O zaman grup ismi sorusu ile başlayalım ( gülüşmeler ).

buy gabapentin 100mg -Grubun ismini neden Son Feci Bisiklet koydunuz diye sormayacağım ama bu grup ismi çıkınca tepkiler nasıl oldu? Yani “abi n’olucak bunu mu koyalım” dediniz? Yoksa daha iyisini bulunamayınca mı bu isimde kara kıldınız? O süreci merak ediyorum aslında.

Arda: O zamanlar grupta sadece Can Sürmen ile ben vardım. Can Sürmen de “hiç fark etmez abi bana” deyince birden öyle gelişti işler.

Can: Tabi o zamanlar baya bir zaman sıkıntımız vardı. Bir yarışmaya katılıyorduk. Dolayısıyla bir isim koymamız gerekiyordu. Ama çok da kasmadık yani.

Erkin: Güzel aslında isim.  Bir yerden sonra oturuyor bence.

-Yok, zaten isim kötü diye söylemedim, merak ettim sadece. Bununla birlikte şu an grubu ayırsanız içinde üç faklı grup çıkıyor. Alarga, Motto ve Son Feci Bisiklet. Bu durum zor olmuyor mu?  Hepsine birden nasıl zaman ayırabiliyorsunuz? Ya da herhangi bir grubun önceliği var mı? Yani o kısımlar karışık geldi de bana sormak istedim.

Can ve Erkin: Çok sorun yaratmıyor aslında.

Arda: Ya Son Feci Bisiklet’in işi olunca diğerleri önemli olmadığı için zaten… (Gülüşmeler)

Erkin: Öncelik gibi değil hangisinin konseri veya işi daha önemli oluyorsa, yani bir şekilde ayarlıyoruz. Ben de bilemedim şimdi nasıl yaptığımızı da.

Arda: Onları da yapıyorlar ama hobi olarak yapıyorlar. ( Gülüşmeler )

Ozan: İster istemez Son Feci Bisiklet öne çıkıyor, çünkü şu an en yoğun konser talebi buradan geliyor.  Son Feci Bisikle, sonuçta daha bilinen bir grup. Diğer gruplarla şu an daha kayıt aşamasındayız, dolayısıyla onlara biraz daha zaman var.

-Grup içinde herkesin farklı işleri ve grupları da var. Bu kendi aranızdaki muhabbet sohbeti etkiliyor mu?

Can: Grubun tüm üyeleri zaten çok yakın arkadaş olduğu için bunlar pek sorun olmuyor haliyle.

-Bu soru tüm gruplarda olduğunuz için ikinize geliyor ( Can ve Ozan ) . Bu üç grup arasından var mı içinden bir tık fazla çalmaktan keyif aldığınız birisi? Biraz gıcık bir soru, geçebiliriz isterseniz. ( Gülüşmeler )

Can: Valla ben davul çalmaktan zevk alan bir adamım ve bu üç grupta birden olmamın sebebi de hepsinden farklı farklı tatlar, keyifler alıyorum. Dolayısı ile üçü de güzel oluyor.  Bu biraz politik oldu ama durum biraz böyle aslında.

Ozan: Ben Motto ile başladığım için bu duruma,  Motto’yu biraz diğerlerinden ayırmam gerekiyor.  Çünkü her şey Motto sayesinde oldu benim için. Sonrasında Son Feci Bisiklet ve Alarga olarak devam etti.  Ama tabi hakikaten ben de Can’ın dediklerine katılıyorum.

 

Screen Shot 2015-09-18 at 19.23.37

-Arctic Monkeys coverları yapmayı seviyorsunuz anladığım kadarıyla. Arctic Monkeys’in diğer albümlerinden de cover alacak mıyız önümüzdeki dönemlerde?

Arda: Valla bizim işlerin içinden hep bir Arctic Monkeys coverı çıkıyor.  3 hafta normal takılıp sonra hadi gelin Arctic Monkeys coverlayalım diyoruz. Bu gidişle tüm şarkılarını coverlarız herhalde. Bununla birlikte çalmaktan da keyif alıyoruz yani, bir de bilinen bir grup olması performans açısından bizim de işimize yarıyor tabi ama ünlü olmasalardı da çalardık herhalde. Çünkü performanslarda kendimiz için çalıyoruz zaten bizim o konseri dolduracak şarkılarımız da var zaten.

Ozan:  Ama ilk albüme özel bir sevgimiz var herhalde hepimizin, bu yüzden daha çok ilk albümden coverlar geldiği doğrudur.

-Bana göre de en iyi albümleri ilk albümleri aslında. Bir de o zamanlarda o şarkılar çok ünlü değildi.

Arda: Yani tabi onların da ilginç bir dönemleri var aslında. Daha hiç bir şirkete bağlı değilken 22 şarkılık bir demoları vardı aslında. Bu yönleriyle de kendimizi onlara yakın buluyoruz ama onlar albümü yokken de mekân dolduruyorlardı yani.

-Tabi o İngiltere’nin ortamından kaynaklanan da bir grup aslında.

Can: Yapmayın Beyler İngiltere’de 15 kişiye çalan grup da vardır yani.

Peki, coverlar güzel, böyle grupların coverlarını yapan başka gruplar da görmeye başladık. Ayrıca Ankara’da artık yavaş yavaş indie gruplar da çıkmaya başladı. Ankara – İstanbul fark etmez gerçi var mıdır beğendiğiniz indie gruplar, hiç onlardan bir tane cover yapalım dediğiniz oluyor mu?

Arda: Yani şimdi Adamlar’ın unutulmaya yüz tutmuş şarkılarını çalıyoruz arada, bir de şöyle bir durum var; şimdi biz Yüzyüzeyken Konuşuruz’un bir şarkısını çalsam zaten adamlar iki hafta sonra muhtemelen gelip o şarkıyı çalacak, o noktada ihtiyaç yok yani. Bununla birlikte, size de tesadüf oldu, bugün ilk defa artık hep en son albümden çalışıyoruz.

-Doğru diyorsun gerçi, ben izleyici tarafından baktığım için sizden bir Adamlar şarkısı dinlemek isterim mesela.

 Can: O aslında biraz da günlük keyfimize bakıyor. Denk getirebilirsek o gün çalarız yani.

-Anladığım kadarıyla zaten iyi arkadaşlarsınız, müzik dışında birlikte neler yaparsınız? Birlikte çok takılır mısınız?

Genel: İçiyoruz valla  ( Gülüşmeler )

Mahir:  Peki var mı Ankara’da favori bir mekânınız?

Genel: Corvus, Sakal, IF, Pancar Rakıcısı

-Şimdi ilk olarak Manhattan’da çıkmıştınız. O ilk konserinizi bir kenara ayırırsak, çalmaktan en çok keyif aldığınız konser hangisiydi ve neden?

Genel: Bostancı ve ODTÜ Vişnelik denebilir aslında.

Arda: Evet aslında Bostancı en iyi çaldığımız konser olmasa bile oradaki ortam çok farklıydı. Şimdi burada 60-70 kişiye çalıyorsun orda 5000+ adam vardı.

Ozan. Valla Arda’nın dediği doğru ama benim için IF çok ayrıdır. Buradaki konserler hep bir güzel oluyor. Gerçi ilginç şeyler de olmuyor değil ama neyse. Denizli’de çalmıştık mesela 11 kişi gelmişti. Ama baya organik bir 11 kişiydi. O konserde çok güzel geçmişti mesela 11 kişi de olsa herkesin şarkıları bilmesi baya güzel oluyor.

-Çok teşekkür ediyorum, çok güzel bir röportaj oldu, diyor ve konsere geçiyoruz. Gönül isterdi ki sizlerle bu konserden 1-2 canlı performans paylaşalım ama elimizde aşağıda harika Nektarin şarkılasının kaydı var. Sizi Nektarin’e havale ederken bir sonraki Kurgusal Kartlar Röportaj Seri’sinde görüşmek üzere diyip, saygılarımı sunuyorum.

 

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *