Kendine Soru Sorabilmenin İnanılmaz Hafifliği !!!

Yukarda görmekte olduğunuz başlık size de Milan Kundera’nın “Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği” adlı kitabını hatırlatmıştır diye tahmin ediyorum. Her şeye başlamadan önce vaktiniz varsa kitaba bir bakın derim, kendisi kafa açıcı kitapların en önünde gidip, dönüp bir daha arkasına bile bakmayanlardan.

where can i buy zocor Hatta madem Milan Kundera dedik, bir zamanlar Ankara semalarında “milankundura” isimli bir grup vardı. Onların da Milan Kundera’ya atıf yaptığını düşünmek çok saçma olmaz herhalde. Kendileri de baya iyi müzik yaparlardı aslında ama dağıldılar herhalde. Neyse ben aşağıya bir şarkılarını bırakim, artık gerisi size kalmış 😉 .


Bir önceki yazının kendi kendini 48 içinde imha edeceğini ifade etmiştim. Tam olarak 48 saat içinde olmasa da ona yakın bir zamanda yazının kendisini imha etmesine gerek kalmadan sitenin hosting hizmetini yenilemediğim için site kendi kendini komple uçurdu. Yazının biraz gecikmesinin sebebi de budur aslında. Burdan yüksek çabaları ve erdemli tavsiyeleri için @gokcennurlu ‘ya teşekkürlerimi bir borç biliyorum.

Geçen yazıda “İNSAN” olabilmek için kendimize sormamız gereken sorulardan bahsetmeye başlamıştık. Burda geçen yazıda sizlere okumanızı tavsiye ettiğim özellikle Nietzsche’nin görüşlerine girmeyeceğim. Çünkü siz zaten okurken kendisinden alacağınızı almışsınızdır. Bir nevi o sizinle Nietzsche arasında 😀 .

“İNSAN” olabilmemiz için kendinize sormanız gereken sorulardan bir tanesi  Sam Altman’ın da aşağıdaki tweet’inde sorguladığı gibi


( ki bu yazıda bu sorudan başka bir soruya geçmeyi düşünmemekteyim. ) ,

source site 1) Kendimi geliştirebiliyor muyum ?

sorusu olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bu soru her bireyin kendine sorması gereken bir soru olduğu kadar, şüphesiz girişimciler için çok çok daha büyük bir önem taşımaktadır. Bunun sebebi, bir girişimci olarak sizin müşterilerinize, yatırımcılarınıza , partnerlerinize yani herkese anlatmanız ve yakalamanız gereken belki de tek bir metrik var. O da “ buy acyclovir 400 mg online Çok Hızlı Büyümek” . Tabi ki bu hızlı büyümeyi ilk zamanlarda yakaladığınız zaman, hayatınızdaki yoğunluk dışında başka bir yan etkisi görmüyorsunuz. Fakat bir süre geçtikten sonra ( ki bu kısa ve orta vadede 1-5 yıl arasında değişiklik gösterebilir ) girişimcinin kendini sanat, teknoloji ve ekonomi alanlarında meydana gelen diğer gelişmelerle besleyebilmesi gittikçe zorlaşan bir konu haline gelebiliyor. Çünkü zaten hali hazırda uğraştığınız iş üzerine saatlerinizi ( ki bu günde 10 ile 17 saat arasında değişebilir ) harcadığınız için artık işiniz dışında başka bir şeyi gözünüz görmüyor.

Bu noktada, aslında daha iyi bir “İNSAN” olmak için yola çıkan girişimcimiz kendini işin içinden çıkılamaz bir döngüye sokuyor. Çünkü çıktığı yolun uzunluğunun, karşısına getireceği fırsat ve zorlukların hiç bilinmediği bir ortamda, eğer girişimci kendini besleyemez ise kendisinin önündeki bu süreçte bir takım engellere takılacağı açık bir gerçektir.

Burada “gelişme” derken sadece ekonomik ve diğer teknolojik gelişmeleri takip etmenin ötesinde, “İNSAN” olmanın bir gereği olarak sanatsal ( edebiyat, sinema, heykel, müzik vb. ) anlamda insanın kendisini besleyerek ortaya koyduğu bir devinimden bahsetmekteyim. Yoksa her geçen gün vizyonumuzu geliştirmek yerine geçmişten gelen birikimlerimiz ve tecrübelerimiz ile yoğrulan; daha doğrusu geçmişinde yaşadıkları, gördükleri ve okuduklarımızın kölesi olan bir birey haline gelmemiz çok da sürpriz olmaz.

Tabi yukarda o kadar atıp tuttuktan sonra,

go here “Peki nasıl yapıcaz bu işi ?”

diye bana sorabilirsiniz. Ama burda amaç cevaplardan bahsetmekten öte, bir fikir alışverişi yaratmak.

Not: Yukarda sanki cevabı çok net bir şey üzerine konuşuyormuşuz gibi yazdım ama öyle net bir cevabın olmadığının ben de farkındayım 😉 .

Bununla birlikte ufak bir araştırma yaptım. Karşıma direk Mark Zuckerberg
çıktı. Kendisinin şöyle bir iletisi olmuş.

My challenge for 2015 is to read a new book every other week — with an emphasis on learning about different cultures, beliefs, histories and technologies.
Thank you to all 50,000 of you in our community who gave me suggestions for different challenges.
Many of you proposed reading challenges. Cynthia Greco suggested I read one book a month that another person chooses — and got 1,900 likes on her suggestion. Rachel Brown, Bill Munns, Marlo Kanipe and others suggested I read the Bible. My friend and colleague Amin Zoufonoun suggested I read and learn everything I can about a new country each week.
I’m excited for my reading challenge. I’ve found reading books very intellectually fulfilling. Books allow you to fully explore a topic and immerse yourself in a deeper way than most media today. I’m looking forward to shifting more of my media diet towards reading books.
If you want to follow along on my challenge and read the same books I do, I’ve created a page, A Year of Books, where I’ll post what I’m reading. Please only participate in the discussions if you’ve actually read the books and have relevant points to add. The group will be moderated to keep it focused.
Our first book of the year will be The End of Power by Moisés Naím. It’s a book that explores how the world is shifting to give individual people more power that was traditionally only held by large governments, militaries and other organizations. The trend towards giving people more power is one I believe in deeply, and I’m looking forward to reading this book and exploring this in more detail.
I appreciated all of your other suggestions for possible challenges as well. Many of you suggested I give money to help people in need — and Priscilla and I fully intend to keep doing that through our philanthropic work. We’ll have more to discuss there soon. Some of you suggested that I meet a new person every day. That was actually my challenge in 2013. Others suggested I teach a class. I’ve done that too, and I’d love to do it again and get more involved in education in the coming year.
Thanks again for all of your suggestions, and I’m looking forward to a year of books!

Posted by Mark Zuckerberg on Friday, January 2, 2015

Yukardaki iletinin ilgili sayfası da şudur,

https://www.facebook.com/ayearofbooks/timeline

Burdan benim anladığım, adam Facebook’u yönetip aynı zamanda da kitap okumaya veya diğer aktivitelere bu kadar vakit ayırabiliyorsa, bizim yapamamamız için hiç bir neden yok. Tabi kendisinin bu düzeni nasıl kurduğu noktasında yine pek bir fikrim de yok, bu noktada Mark bizi aydınlatırsa sevinirim 😉 .

Yazıyı toplamak gerekirse, daha iyi bir “İNSAN” olabilmemiz için bir şekilde kendimizi beslememiz lazım. Bunu nasıl yapacağımız ise nasıl bir insan olarak yaşamak istediğimiz ile birebir alakalı bence. Her şeyin ötesinde özgürlük dediğimiz şeyin, kendimize yine kendimizin çizdiği sınırlar olduğuna inanmaktayım. Tam bu noktada Jean Paul Sartre’nin güzel bir sözüyle ortamı biraz daha karıştırdıktan sonra,

Freedom is what you do with what’s been done to you.

Jean-Paul Sartre

sizlere Sting’le veda edelim. Efenim büyüklerimin ellerinden, küçüklerimin gözlerinden öperim. İyi bayramlar 🙂 .

 

One response

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *