Ermenistan’da Bir Startup Weekend !!!

cheap ciprofloxacin Başlıktan anlayacağınız üzere bu yazı  Kasım’ın 5’i ile 10’u arasında, Türkiye’den TEPAV ve Ermenistan’dan PJC‘nin ortaklaşa düzenlediği Ermenistan gezisiyle alakalı. Benim bu etkinliğe dahil olmam, TEPAV’ın duyurusunu internette bir yerde görüp başvurmamla başladı. Tabi o zaman bizimle gelecek olan heyetten falan haberimiz yok. Bizim bildiğimiz tek şey, orda bir Startup Weekend olucak. Biz de hem yakın coğrafyada neler olup bitiyor hem de Ermenistan nasıl bir yer onu öğreniriz diye düşünerek başvurduk.  Sonrasında geziye dahil olacak girişimciler kontanjanından seçildik ve bizimle gelecek heyetin kimlerden oluştuğunu anlatan mailler gelmeye başlayınca, işin güzelliği bir kat daha ortaya çıkmaya başladı. Heyette, Kazım Yalçınoğlu ve Erhan Erkut‘tan Numan Numan‘a, Elmira Bayraşlı‘dan Magdelena Yeşil‘e  ( ki kendisi Türkiye’deki her girişimcilik etkinliğine çağırılıp bir rol model olarak tanıtılmalıdır bence, çünkü heyete katılan herkesi daha önceden biliyor olmama rağmen Magdalena’yı ilk defa bu heyet sayesinde duydum ) kadar değerli insanlar vardı. İşte durum böyle bir heyetle, girişimcilik için, hem de daha önce gitmediğiniz bir ülkeye gitmek olunca, keyifler de yerine geliyor tabi ki :D. Durumlar böyleyken gezi zamanı geldi tabi biz hala bizi bekleyen şeyin ne olduğunu pek bilmiyoruz. Yani tamam heyeti de biliyoruz ama orda ne olacak bizi nasıl karşılicaklar yada Ermenistan nasıl bir yer falan bunların hiç birini bilmiyoruz.

here Neyse işte uçağa bindik oraya gittik, ilk geceyi pek hatırlamıyorum zaten 3-4 saat uyuyacak bir zamanımız vardı bende hepsini oraya verdim haliyle. Sabah bizi panelin yapılacağı merkeze götürmeden önce kilimlerin üretildiği en az 100 yıllık bir tesise götürdüler.

http://readingandspelling.com/About_Dr.html kilim

İşte orda yapılan kilimler şöyleymiş, böyleymiş derken ki kilimler ilgimi çekmedi açıkçası. Orda çalışan bir işçinin aylık maaşını sorduk tabi haliyle. Bize söylenen miktar aylık 70 $’dı ki, burdan da anlaşılabileceği gibi adamlar bizden gani gani fakirler !!!

sehir_1 sehir_2

Erivan’dayız bu arada. Şehrin bize verdiği ilk izlenim çok net, Ruslar’ın terk edip gittiği eski doğu bloklarından kalma bir soğukluk mevcut şehirde ( hava da iyi soğuktu bu arada ) .Bu anlayışın binalarından tut, insanlarına kadar her şeylerine yansıdığını söyleyebiliriz. Bununla birlikte Ermeniler Ağrı Dağı’na ( onlarda Ararat diye geçiyor) nerdeyse tapıyorlar. Hani Ağrı Dağı onlar için o kadar önemli ki, her köşe başında Ararat Market, Ararat Bank, Ararat Park işte aklınıza ne gelirse artık :D. Durumlar böyleyken, yemekti, tesisti falan panele geldik. İki ülkenin temsilcilerinin katılımıyla güzel bir panel oldu.

tayfa_1

Bu paneller akşama kadar sürdü haliyle, yukarda girimşimcilik ekibinin bir kısmını şehrin akşam manzarasıyla birlikte görebilirsiniz. Sonrasında 5-6 kişik bir grup halinde güzel bir ermeni lokantasına gittik ki bu da bize ermeni yemekleriyle ilgili baya bir bilgi verdi açıkçası. Yemek kültürleri Rus, Gürcü ve Türk mutfaklarının güzel bir karışımı. Menüde adana kebab da vardı Numan Numan‘ın söylediği bir rus çorbası da, Sezai Hazır ile söylediğimiz lahmacun da :D, güzel bir restorandı nihayetinde. Biz o masaya 6 kişi oturduk ama iyi yedik, yani iyi derken baya yedik. Tekrar o masadaki herkese afiyet olsun :D.

masa_1

Sonraki gün bizi Ermenistan’ın bana göre bizdeki iyi bir kolej tadındaki en iyi üniversitesine götürdüler. Labları falan gezdirdiler ama pek tat vermedi, yani her şeyi yeni almışlar iyi güzel ama bana orda bizim mekatronik labında elimizin altında dolanan malzemeleri göstermeleri beni açmadı açıkçası. Sonrasında bizi Microsoft Innovation Center’ın içinde bulunan bir hızlandırıcıya götürdüler. Burda ilginç olan hızlandırıcıda yaptıkları falan değildi tabiki herkes aynı geyiği uyguluyor ama Türkiye’de bile 1 tane bulunan ( ki o da Ankara’da Bilkent’te bulunmaktadır ) MIC’ın Ermenistanda’da bulunması. Adamlar sayılara baktığınız zaman 3 milyonluk bir ülke nihayetinde. Ama işte tam olarak burda diaspora devreye giriyor. MIC’dan sonra bizi TUMO’ya götürdüler. Tam ismi ” TUMO Center for Creative Technologies“.

Berkay_1

Geldik TUMO‘ya ! Yani şöyle anlatim, Türkiye’de böyle bir merkezi, böyle bir yönetim şekliyle görmedim, duymadım. Fotolardan biraz konsepti anlayabilirsiniz ama ordaki asıl değer o merkezi işletme biçimleri. Yoksa o binayı oraya dikmek 20M$’mış. Yıllık masrafı da işte 1.5M$ falan ama o merkez tüm öğrencilere 7/24 açık bir merkez.

Tumo_1

TUMO, yazılımdan müziğe, resimden medyaya kadar çocukların her alanda kendilerini kendi istedikleri gibi geliştirebildikleri harika bir merkez. Özellikle çocukların kendilerini eğitmek için kullandıkları yazılım çok güzeldi. Kullandıkları yazılım çocukların birlikte öğrenebildikleri yani aktif öğrenme yapabildikleri bir sosyal platform olarak planlanmış. İnsanın cidden orda kalıp bir şeyleri kurcalayası geliyor 😀 .

picsart_2

Şovun ikinci kısmı da PicsArt girişimiyle yapılan toplantı oldu tabi. PicsArt CEO’su bizlere şirketiyle ilgili sunum yaptıktan sonra anladık ki, karşımızda “Billion Dolar Company” yani bir unicorn CEO’su oturuyor, haberimiz yok (en azından benim yok :S). PicsArt’ın 170M toplam kullanıcısı ve 50M aylık aktif kullanıcısı bulunmaktaymış.

picsart_1

Tabi işler böyle olunca insan soruyor kendine la biz 80 milyonluk ülkeyiz, adamlar 3 milyonluk ülke bizim bir tane bir Picsart’ımız yok valla. Ayrıca PicsArt tüm ürün geliştirme süreçlerini Ermenistan’da yapıyor. Hani  bizim Koding yada Udemy falan gibi de değil, hardcore Ermenistan’da yapıştırıyorlar işleri, insan takdir ediyor valla. Hea bir de durum böyle olunca ( bence hala yaptığın işe göre değişmekle birlikte ) benim iş fikrim var nerde yapsam, Amerikaya mı gitsem, Ankara’da mı yapsam, yok İstanbul’a mı gitsem orda mı yapsam burda mı yapsam diye etrafta anca dolaşıp iş yapmayan kardeşlerime diyeceğim söz; YAP arkadaşım nerde istiyorsan orda YAP, doğru markete ulaşabileceğini düşünüyorsan istersen dağların arasında YAP ama YAP yani !!! Bir önceki cümleyle içimi döktükten sonra yazıya devam edebilirim :D.

tas_toprak

Tabi bu geziler sırasında özellik Startup Weekend için şehir değiştirirken Ermenisatan coğrafyası hakkında da biraz bilgi sahibi oluyorsun. Ben Ermenistan topraklarından yeşeren bir tane yeşil filiz görmedim. Erivan’dan Gümrü’ye giderken yolun etrafı tamamen boş arazilerle çevriliydi ve o arazilerden de taşlar fışkırıyordu. Zaten Ermenistan’ın tüm evlerinin yapımında kullanılan bir taş varmış, galiba o taş da bu taştı :D. Ama asıl demeye çalıştığım, adamlar IT  (yada ICT artık ne derseniz) sektörüne yöneliyorlar, çünkü başka şansları yok. Gümrü’de adamlar elektrik çok pahalı diye akşamları ışıkları yakmıyorlar. Hani böyle bir ülkeden bahsediyoruz. Adamlar bize kıyasla 25’te 1 ölçüde az bir kaynağı var hem insan kaynağı hemde diğer kaynaklar bakımından, ama bu kaynağı o kadar iyi ve konsantre bir şekilde IT sektörüne yönlendirmişler ki aralarından PicsArt gibi şirketler çıkabiliyor. Startup Weekend olayına geçmeden önce şunu da ekliyim, anladığınız üzere Ermenistan Türkiye’ye kıyasla ucuz bir ülke ve gayet iyi iş çıkaran yazılımcılara sahipler. Demeye çalıştığım bir işinizi taşere ( outsourcing ) etmek için çok güzel bir mekan bence (Y) .

startup

Peki Startup Weekend’de ne mi oldu, bildiğiniz gibi uykusuz saatler, sürekli fikrin üzerinde oynama yapmalar, müşterilerle sürekli bir diyalog ve işin başka bir güzel yanı benim de içinde bulunduğum takım “We Cloud”, Ermenistan’ın Amerika Büyükelçisi ile birlikte yaptığımız PR çalışmasının da katkısıyla Startup Weekend’de birinci oldu.

büyükelçi

Bu da işin kreması oldu tabi :D. Burdan ortağım Umutcan Duman başta olmak üzere diğer takım arkadaşlarımız Gor Vardanyan ve Anita Alexanian ‘a teşekkür ediyorum. Ekip olarak harika bir iş çıkardık !!!

Yazıyı toplayacak olursak, gezi genel anlamda tüm katılımcılar için çok faydalı oldu. Bu organizasyon için tüm katılımcılar adına Ussal ve Cansu özelinde TEPAV‘a ve PJC‘a teşekkür ediyorum. Umarım böyle organizasyonlar artar ve komşularımızla aslında farklarımızdan çok ortak noktalarımızın olduğunu daha güzel bir şekilde anlayabiliriz. Şimdilik benden bu kadar, sonraki yazıya kadar çalışmaya devam :D.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *